Samanyolu’ndaki Kuzey Yıldızı’ndan yüz kanat çırpışı, Ay’dan ise bin rüzgâr esintisi uzaklıkta, bulutların üstünde yüzen bir iskele vardır. Dilek tutan çocukların üflediği karahindiba tohumlarının üzerine kurulmuş bir iskeledir bu.
Her gece bu iskeleden bir gemi yola çıkar. Bu, gökyüzünde yüzen kelimeleri yakalamak için yelken açan bir gemidir. Sabun köpüğüne, ağaç kabuğuna veya ateş böceğine benzeyen kelimeler yakalarlar. Peki ama neden? Bu kelimelerle ne yaparlar?
Yakalarlar dediyse ...