Bazı hikâyeler okunur ve biter. Bazılarıysa son cümlesinden sonra başlar.
Uyanma Odası, insanı tam da o başlangıcın eşiğinde bekleyen hikâyelerden oluşuyor. Sadık Yalsızuçanlar,
hayatın içinden küçük anları, karşılaşmaları, soruları ve sessizlikleri alıp görünenin ardındaki görünmeyene
doğru aralıyor. Her hikâye, okuru başka bir kapıdan geçirirken geride aynı duyguyu bırakıyor: Biraz daha
durmak, biraz daha düşünmek, biraz daha derine bakmak…
“Oysa sen de ben de doğduğum ...