Şiir yalnızca yazılmaz; en çok da söylenir, kazılır, aranır, yeniden kurulur. Bu kitap, Emir İlhan’ın şiirlerini yalnızca estetik form
olarak değil, aynı zamanda tarihsel düşünüşün, mekânsal sezginin ve ontolojik bir soruşturmanın alanı olarak değerlendiriyor.
İlhan’ın dizelerinde tarihin çizgisel akışı kırılır; olaylar, figürler ve ritüeller farklı bağlamlarda yeniden doğar. Bu şiirlerde
anlatılanlar kadar anlatılmayanlar da önemlidir: Boşluklar, sessizlikler, kesintiler... Şiir, ...