Kahire’ye akşamın geç saatlerinde indim.
Karanlığın içinden beliren siluetler yalnızca bir
şehrin değil, bir hafızanın kapılarını aralıyordu.
Minareler, kubbeler, yorgun binalar ve hiç dinmeyen
bir hareket…
Kahire, ilk anda kendini anlatmaz; insanı içine alır.
Bu kitap, Kahire’de geçirilen bir zamanın notlarından oluşuyor. Camilerde, sokaklarda, kahvelerde ve kısa karşılaşmalarda biriken gözlemler, şehrin yalnızca görünen yüzünü değil, taşıdığı yükü de görünür ...