Bir kelime dilden düştüğünde yalnızca bir ses eksilmez.
Önce daha az söyleriz. Sonra duyduğumuzda tereddüt ederiz. En sonunda o kelimenin işaret ettiği hâl, hayatımızdan sessizce çekilir. Çünkü insan, adını koyamadığı duyguyu zamanla daha az fark eder; ifade edemediği değeri daha zor yaşatır.
Bir zamanlar acele etmeyişin adı teenniydi. Öfkeyi bekletebilmenin adı tevakkuf. Gönüller arasındaki yakınlığın adı ülfet. Bir milleti nesiller boyu yürüten idealin adı mefkûre.
< ...