Selçuklu dönemine bakıldığında; dinî hayatın, siyasetin ve gündelik yaşamın birbirinden kopuk alanlar olmadığı açıkça görülür. Bu kitap, o iç içe geçmiş yapıyı anlamaya dönük bir çabanın sonucudur. Tarikat çevrelerinin yalnızca manevî bir arayışın temsilcisi olmadığı; aynı zamanda sultanlarla temas kuran, toplumun yön bulmasında etkili olan ve kurdukları tekke ile zaviyeler aracılığıyla sosyal hayatın içinde aktif rol oynayan yapılar olduğu somut örneklerle ele alınmaktadır. Devlet adamları ile ...