İbn Arabî’nin engin tasavvuf mirasında rüya, sıradan bir uyku hâli değil, nübüvvetin sona ermesiyle ümmete miras kalan müjdelerin
(mübeşşirat) kesintisiz süren kapısıdır. Hz. Peygamber’in “Nübüvvetten geriye sadece müjdeleyici salih rüyalar kalmıştır.” hadisinden
hareketle Şeyhü’l-Ekber, rüyayı hayal âleminin, vahyin ve ilahi hitabın kesiştiği bir idrak alanı olarak ele alır.
Mahmud el-Ğurab’ın titiz bir derlemeyle bir araya getirdiği bu eser, İbn Arabî’nin başta el-Fütuhatü’l-Mek ...