İnsan, en başından beri dünyayı belirli bir mekânda durarak anlamlandırır. Mağaraların karanlığında, dağların doruklarında,
ormanların derinliklerinde ve görünmeyen âlemlerin eşiğinde mekân, hem bir sığınak hem de hakikati aramanın yolu hâline
gelir.
Mitlerin izini sürmek, mekânın mitolojik hafızadaki köklerini görünür kılar. Doğa unsurları, kutsal alanlar ve ölümün mekânı,
anlatıların sessiz katmanlarında yeniden belirir. Mitoloji ile mekân arasındaki ilişki yalnızca kutsal ...