Klasik anlatıbilim, anlatıyı büyük ölçüde kapalı, biçimsel ve metin-içi bir yapı olarak ele almış; olay örgüsü, anlatıcı, zaman ve bakış açısı gibi öğeleri evrensel kategoriler altında sınıflandırmayı hedeflemiştir. Buna karşılık yeni anlatıbilim, anlatının yalnızca metinsel bir düzenleme değil, bilişsel, söylemsel, kültürel ve deneyimsel süreçlerle iç içe geçmiş dinamik bir olgu olduğunu varsayar. Anlatının Poetikası, bu kuramsal kırılma noktasından hareketle, anlatıbilimin geçirdiği dönüşümü k ...